Panama Kanalı'nda Ticaret Savaşı: ABD, İran ve Çin Gerilimi
Panama Kanalı, dünya ticaretinin kalbinde yer alan stratejik bir nokta olarak son günlerde ABD, Çin ve İran arasında yaşanan gerilimlere sahne oluyor. ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı'nın yönetimini devralma iddialarını sıkça gündeme getirirken, İran'ın ABD ambargolarını bu kanal üzerinden deldiği ortaya çıktı.
İran'ın Ambargo Delme Stratejisi
Uluslararası istihbarat kaynakları, İran'ın Hong Kong merkezli üç denizcilik şirketi aracılığıyla Panama Kanalı'nı kullanarak petrolünü Asya ülkelerine sattığını belirledi. Bu şirketler, Grace Denizcilik, Expander Denizcilik ve Grandest Denizcilik olarak biliniyor. İran'ın bu hamlesi, ABD'nin yaptırımlarını etkisiz hale getirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
ABD Ticaret Bakanlığı, bu bilgilerin ardından 17 denizcilik şirketine yaptırım kararı aldı. Yaptırımlar, İran'ın küresel ticaret ağını zayıflatmayı hedefliyor. Ancak İran, bu engelleri aşmak için farklı yöntemler geliştirmeye devam ediyor.
Çin'in Ticari Etkisi ve ABD'nin Tepkisi
Panama Kanalı'ndaki bir diğer önemli aktör ise Çin. Trump, Çin'in kanalda ticari bir hegemonya kurduğunu iddia ediyor. Çin'in bölgedeki etkisi, ABD'nin bölgesel çıkarlarıyla çatışıyor. Bu durum, iki süper güç arasındaki ticaret savaşlarının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.
- Hong Kong merkezli şirketler, İran'ın petrol taşımacılığında kilit rol oynuyor.
- ABD, İran'ın ambargoları delmesine karşı 17 şirkete yaptırım uyguladı.
- Çin, Panama Kanalı'ndaki ticari varlığını artırarak ABD'yi zorluyor.
Panama'da yürütülen gizli bir davanın dosyaları, İran'ın bu şirketler aracılığıyla dünya çapında petrol ticareti yaptığını ortaya koydu. Davada, gemilerin gerçek sahiplerinin İran Devlet Denizcilik İşletmeleri (IRISL) olduğu belirtildi. Ancak gemiler, Yunanistan'daki bir firma üzerinden işletiliyor.
Sonuç olarak, Panama Kanalı, küresel ticaret savaşlarının en önemli cephelerinden biri haline geldi. ABD, Çin ve İran arasındaki gerilim, bölgedeki ticari dengeleri derinden etkiliyor. Bu süreçte, uluslararası ticaretin geleceği de belirsizliğini koruyor.