Hizb-ut Tahrir'den Atatürk Mevlidine Hilafet Çağrısı! Şok Sözler!
Aktüel

Hizb-ut Tahrir'den Atatürk Mevlidine Hilafet Çağrısı! Şok Sözler!


10 November 20255 dk okuma70 görüntülenmeSon güncelleme: 01 January 2026

Kocaeli Valiliği'nin 10 Kasım'da camilerde Atatürk için mevlit okutma kararı, tartışmaları beraberinde getirdi. Yargıtay tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Hizb-ut Tahrir, bu karara sert tepki göstererek hilafet çağrısında bulundu. Örgüt, yaptığı açıklamada cumhuriyet düzenini hedef alarak dikkatleri üzerine çekti.

Hizb-ut Tahrir'den Sert Tepki

Hizb-ut Tahrir'in Türkiye temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, valiliğin kararı "Kemalist bir dayatma" olarak nitelendirildi. "10 Kasım’da zorunlu ibadeti reddediyoruz" başlığıyla yayınlanan metinde, Atatürk'ün camilerde anılmasına karşı çıkıldı. Örgüt, bu tür uygulamaların dayatmacı bir yaklaşım olduğunu savundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

  • "Bu ülkede bir asırdır okulda, sokakta, medyada, siyasette dayatılan Kemalizm, şimdi de cami eliyle dayatılmak isteniyor."
  • "Âlemlerin rabbi Allah’tır ve sadece onun hükümleri hayatımızın tamamında uygulanabilir. Bu ise ancak İslam nizamının hilafet ile tatbik edilmesiyle mümkündür."

Hizb-ut Tahrir, laik eğitim sistemini ve modern yaşam biçimini de hedef alarak, İslami bir düzenin gerekliliğini vurguladı. Bu açıklamalar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Hilafet Çağrısı ve Tepkiler

Hizb-ut Tahrir'in hilafet çağrısı, farklı kesimlerden tepkilere yol açtı. Birçok kişi, örgütün bu tür açıklamalarının demokratik değerlere aykırı olduğunu savunurken, bazı kesimler ise örgütün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Konuyla ilgili olarak hukukçular, Hizb-ut Tahrir'in açıklamalarının suç teşkil edip etmediği konusunda farklı görüşler bildirdi. Bazı hukukçular, örgütün açıklamalarının halkı kin ve düşmanlığa sevk etme potansiyeli taşıdığını ifade ederken, bazıları ise açıklamaların eleştiri sınırları içinde kaldığını savundu.

Kocaeli Valiliği'nin Atatürk için mevlit okutma kararı ve Hizb-ut Tahrir'in bu karara gösterdiği tepki, Türkiye'deki laiklik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bu tür olaylar, toplumun farklı kesimleri arasındaki gerilimleri artırarak, diyalog ve uzlaşı zeminini zayıflatma potansiyeli taşıyor. Bu nedenle, tüm kesimlerin sağduyulu bir şekilde hareket etmesi ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması büyük önem taşıyor.