Bolu Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın faciası ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporu, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda yer alan detaylar, otel görevlilerinin yangın sırasında gösterdiği ihmalleri ortaya koyarken, 78 kişinin hayatını kaybettiği bu acı olayda "önce arabaları kurtarma" çabası büyük tepki çekti.
Yangın Alarmı Çalmadı, Görevliler Otoparka Koştu!
Okulların tatil olması sebebiyle otelde konaklayan çocuklu aileler, yangına uykularında yakalandı. Alevler kısa sürede binayı sararken, yangın alarmının dahi çalmaması ihmaller zincirinin ilk halkası oldu. Bilirkişi raporuna göre, otel görevlileri yangını haber aldıktan sonra otoparka koşarak araçları kurtarmaya çalıştı. Bu sırada, 12 dakika boyunca oteldeki misafirlerin tahliyesi için herhangi bir girişimde bulunulmadı.
Oksijen'den Esen Dolma'nın haberine göre, raporda otopark kapısının açılmasının facianın boyutunu arttırdığı belirtildi. Kamera kayıtlarına da yansıyan bu durum, yangın sırasında yaşanan büyük karmaşayı gözler önüne serdi.
"12 Dakika Boyunca Kimse Uyarılmadı"
Raporda, yangının saat 03.17'de çıktığı, otopark kapısının ise zor kullanılarak 03.29'da açıldığı belirtildi. Bu durum, yangın esnasında araba kurtarma telaşına düşüldüğünü ve 12 dakika boyunca kimsenin uyarılmadığını açıkça gösteriyor. Bilirkişi raporunda, kapının açılmasının yangının gelişimini hızlandırdığı şu ifadelerle vurgulandı:
Sadece kendileri çıkmak için kapıyı aralamaları bile yeterli olacakken, araçlarını çıkarabilmek için kapıyı tam açmaları sonucunda dışarıdan soğuk (0 °C ve 1.29 kg/m³) ve iç bölgede yanma gazlarına (700 °C ve 0.36 kg/m³ ) göre çok daha yoğun olan havanın yangın alanına taşınımına ve oksijen kaynağının sürekliliğine neden olmuştur.
"Altın Değerindeki 10 Dakika Kaybedildi"
Raporda, resepsiyon görevlisinin yangını haber almasından sonraki "altın zaman" olarak nitelendirilen 10 dakikayı kullanamadığı belirtildi. Minimum standartları sağlayan bir otelde bile bu kadar sürede herkesin tahliye edilebileceği vurgulandı. Mağdur avukatlarından Seda Yıldız, otelde konaklayanlardan önce kurtarılmaya çalışılan arabaların, patronlara ait olduğunu düşündüklerini ifade etti.
Bu tür olaylar, yangın güvenliği konusundaki eksiklikleri ve ihmalleri bir kez daha gündeme getiriyor. Otel ve benzeri konaklama tesislerinde yangın alarmlarının düzenli olarak kontrol edilmesi, tahliye planlarının yapılması ve personelin bu konuda eğitilmesi hayati önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, yangın güvenliği sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda insan hayatına verilen değerin bir göstergesidir.